Alp Ulagay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Alp Ulagay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Aralık 2010 Pazar

Alp Ulagay'la Spor - El Classico (Barca 5 - Real 0)

akıl fikir - 02.12.10 prş (82. hafta)



Cuma - Alp Ulagay'la Spor










alp senin programını yarın yayınlayamayacağımız için
bugüne aldık
el classico konuşalım

maç türkiyede akıl dışı bir rating almış
(maç açık radyo parti gecesi olmuş
hem partiyi hem de maçı izleme olanağı bulmuştum hocam
)

barcelonanın real'e karşı oyunu
özel bir oyun oynadılar

international herald tribune'de
robert hughes'un yazısı
"eğer bu boks maçı olsaydı
hakem 2. devre oynanmasına izin vermezdi"
(yazıyı okumak için bknz)

40. dkda barcelonada topla oynama oradı %75 idi
90 dakkada ise %65
reale hemen hemen hiç top vermemiş demek barcelona

22 pas sonrası attılar 2. golü
ben 14 pasta saymayı bırakmıştım

4. golde de öyle bir çok pas sonrası gol durumu oldu
hem de tek paslar

ben maalesef 2 - 0 sonrasını seyredebildim
toplantımız vardı, ömer abi
(al benden de o kadar abi
ben de o toplantıda idim çünki
)

xavi, iniesta neyse de
buschets bile inanılmaz oynadı
xabi 120 küsur isabetli pas yapmış
pas listesinde buxkets de 3. olmuş

robert hughes'un yazısında
dünya kupasının nasıl ispanyanın olduğu da gün yüzüne çıktı demiş
real bu maç öncesi 26 maçtır yenilmiyordu ve liderdi

barceolnanın ilk 11'inde
8 oyuncu genç takımdan gelme idi
2. yarıda david villa yerine bojan krkiç girdi
ve bu sayı 9'a çıktı
bu rakam da barcelona başarısının bir başka sırrı


la masia denen futbolcu eğitim merkezi
temellerini johan cruyf
ve rinus michels atmış




xavi ve iniesta
barcelona pas trafiğinin kalbi
ve daha pek çok şey onlardır barca futbolunda

(acetobalsamico -
xabi iniesta barcelona
)

ve messi
topu ayağına alıp driplinge kalktığında durdurulamaz neredeyse
artık uzaktan şutlar da çekebiliyor


barcelona artık messiyi pasör gibi kullanıyor
onun gittiği yerin tersinde defans gediği oluyor
guardiola da bunu kullanmıştı real madrid maçında


o pas trafiği savunmayı da çaresiz durumda bırakıyor
ve çoğu golü kaleci ile karşı karşıya durumda atıyor barcelonalı oyuncular

barcelonada en az yıldızı kaleci valdes almış 6 yıldız ile
o da ona iş düşmediği için


robert hughesın yazısı
real onca para harcadı
yapabildiği "working process" (inşa halinde gelişmeler) oldu

barcelona 8'i, 9'u da bulabilecek gibi idi
hele 55'te 4 - 0 olunca akla bu da geldi

son 3 senede barcayı zorlayan
2 sene önce hiddink'in chelsea'si idi
nou camp'ta 0 - 0
stanford bridge'da 1 - 0 öndeler iken
95. dkda iniestanın golü geldi
ki ona barca tarihinin en önemli golü diyorlar





2si geçen sene
mourinho'nun inter'i idi
san siro'da 3 - 1 mağlup ettiler
nou camp'da barca'ya 1 - 0 yetmedi
(maç bitiminde mourinho'nun hareketleri de anılası idi ayrıca)


mehmet demirkol'un barca yorumu
(bu konuşmadan 2 gün sonra
bağış erten'in barca - real kıyası da dem vurulasıdır ayrıca hocam)

1 Eylül 2010 Çarşamba

Dünya Basketbol Şampiyonası İlk 3 Gün

akıl fikir - 01.09.10 çrş (69. hafta)





Açık Gaste - Alp Ulagayla Spor










dünya basketbol şampiyonası 3. maçı
türkiye 76 - yunanistan 65
yunanistan karşısında 30 yıl kadar sonra bir büyük şampiyonada gelen galibiyet
ve bunun medyaya yansımaları



artık "12 dev adam" demek yetmemiş
bir gazete "12 muhteşem dev adam" demiş, ömer abi

bu daha ilk tur, şampiyon olunca ne yazacaksınız
bu kadar erken manşetleri bitirmeyin, alp

hürriyet gazetesi bu sonucu manşete çekmiş
aşağılık kompleksi de var gibi, ömer abi
son şampiyonalarda her zaman yunanistana kaybetti türkiye
en son 1975'te yenebilmişiz yunanistanı büyük bir şampiyonada
o seneki avrupa şampiyonasında yenebilmişiz

maçın spikerleri televizyon karşısında bizleri çok gerdi
aslında basketbolu bilen ve iyi aktaran bir spikerdir murat murathanoğlu
hakeme takıldılar çok
çelme yok çelme takıldı diyor filan

basketbolcuların kendiler maçtan sonra "daha işin başındayız, çok maç var daha" dediler
soğukkanlı idiler
medyanın atmosferinde değiller iyi ki


maç bitiminde de iki takım oyuncuları birbirlerini tebrik ettiler
daha 2 hafta önce bir hazılrık maçında
yunanistan ve sırbistan oyuncuları birbirine girmişti
sandalyeler havalar uçtu

bugün porto rikoyu yenerse birinciliği garantiliyor türkiye
bu ileriki periyod için de çok önemli
eğer grubu birinci bitirir isek
c grubu lideri olarak d grubu 4.sü ile oynayacak
yeni zelanda, kanada, lübnan veya ürdün'den biri olacak
hatta daha ilerisini de etkiliyor grup liderliği

diğer gruplarda da sürprizler oldu
ispanya 2. şoku yaşadı dün
ilk maçta fransaya yenilmişlerdi
dün de litvanya'ya yenildi
en iyi ihtimalle 3. olacak
bizim grubun 2.si ile oynayacak
daha sonra da karşısına çeyrek finalde abd çıkacak

yani şöyle bir durum olası
2. turda
yunanistan - ispanya
bir ihtimal abd - sırbistan eşleşebilir

bu maçların galipleri de çeyrek finalde eşleşecek
4 iyi takım birbirini yiyecek
diğer takımlar için büyük bir şans bu durum

ben ankarada değildim
istanbuldaki 2 gün maçlara gidebildim
ilk gün salonda hiç boş yer yoktu
2. günde 500 kişilik bir boş yer vardı diyebilirim

en çarpıcı noktalardan biri sloven seyirciler
istanbuldaki c grubunda oynuyorlar
abd, hırvatistan, brezilya, iran ve tunusla aynı gruptalar
kağıt üzerinde en zorlu grup diyebiliriz


slovenler 3bin kişi geldik diyorlar ama
en az 6bin sloven var diyebilirim istanbul'da
2,5 milyonluk bir spor ülkesi diyebiliriz
yakın bir ülkede biz bir şampiyonaya gitsek
burdan o sayıda seyirci gider mi
üstelik tek maçlık değil
bir haftalığına gelmişler

galibiyete de şartlanmış değiller
maçın keyfini çıkartıyorlar
güzel bir hareket bekliyorlar kendi ekiplerinden
üstelik kendi derbilerini de kazandılar
hırvatistan'ı da yendiler
bugünkü sonuçlara göre grubu 2. sırada da tamamlayabilirler

abd de galibiyetlerine devam ediyorlar
ilk 2 maçlarında hırvatistan ve slovenya'yı beklenenden de rahat geçtiler
3. maçlarında ise pzt günü brezilya'ya az kalsın yeniliyorlardı
brezilya son hücumundan sayı çıkartamadığı için kaybetti
çok genç bir kadro ile gelmiş abd

tecrübeli oyuncuları chauncey billups dışında bir oyuncuları yok

kevin durant çok iyi
geçen sene de sayı kralı idi zaten kendisi

grup maçları bugün ve yarın sona eriyor
kayseri, ankara, izmir ve istanbul'da
cuma, cumartesi ve pazar günleri de 2. tur maçları oynanacak

12 Temmuz 2010 Pazartesi

Güney Afrika 2010'un ardından

akıl fikir - 12.07.10 pzt (62. hafta)

Alp Ulagay - Ömer Madra

final maçı
şampiyon ispanya
kırıcı ve kötü bir futbol oynayan hollanda


eski göze hoş gelen hollanda
ve bu kupadaki "çirkin" hollanda
van bommel
damat kontenjanı
kendisi teknik direktör'ün damadı olur


8 hollandalı sarı kart gördü
heitinga 2.sicini de görüp kırmızı kart gördü
özellikle de jong'un 30. dakikada xabi alanso'nun göğsüne tekmesi

karşı karşıya kaçırılan goller,
özellikle robben


dünkü maçta çok iyi oynayan
iniesta ve xabi


iniestanın 117. dakikada attığı gol


ispanyanın genç oyuncu yetiştirmesi
alt yaş gruplarında kazanılan şampiyonluklar
ve
barcelona faktörü


çok sert oynayan
finali çirkinleştiren hollanda

finalde kırmızı kart var ama maçın başlarında yok
işte bir uzatmada kırmızı kart gören zidane var
(zidane uzatmalardan önce atıldı diye hatırlıyorum ben yaa)



iniesta'nın tişörtündeki yazı
"dani jarque
her zaman bizimlesin
"
espanolun geçen sene hayatını kaybeden oyuncusu



sergie ramos da fuerta'yı andı maçtan sonra

güney afrikanın genelde iyi olan organizasyonu
vuvuzela


teşekkürler alp, ömer abi
ben de ahtapotuma döneyim (alp kupanın aslı kazananı ahtapot paul'a (paul the octopus) gönderme yapıyor hocam)
onu beslemem lazım
iddiada onun sayesinde voliyi vurma planım var, alp